Oto-sansür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oto-sansür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.01.2015

Sansür Devri

Sansür her devrin olmazsa olmazıdır, çeşitli şeylerin, çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. Sansür yaratıcılığı öldürür, özgür düşüncenin düşmanıdır. Son zamanlarda sanat alanında kendini iyice göstermeye başlamıştır.

Sansür, insanlık tarihinin eski zamanlarından beri bir şekilde uygulanmaktadır. İnsanların kişisel hak ve özgürlüklerinin bilincine vardığı, düşünce ve basın özgürlüğünün kabul gördüğü toplumlarda bir baskı aracı olarak görülmekte ve kapsamı giderek daraltılmaktadır. Buradan da anlaşılabileceği gibi kişisel hak ve özgürlüklerin bilincine varamamış bir toplum olduğumuz ve sansüründe daha baskın olmasından dolayı sansür bizde hayat biçimi haline geliyor.

Bilgi en büyük güçtür. Sansürün amacı gerçekleri, bilgiyi kimse öğrenmesin ya da geç öğrensindir. Şahsi çıkarları için her şeyi yapan egemenlerin korkaklığıdır, sansür, evet egemenlerin korkaklığı. İnternet sitelerine erişim engeli de sansürdür. Bazen yasaklanan kitaplarla ortaya çıkar, bazen ise yakılan kitaplarla kendini gösterir. Bazı dönemlerde Heykeltraşın yaptığı heykel ucube olur.

Yasaklar, yayın yasakları da sansürdür. Yayınlarını geciktirirler bazen gazetelerin ve dergilerin, bazen yayından kaldırırlar gazeteleri ve dergileri. Bazen bir müzik yasaklanır yada klibi blurlanır, mozaiklenir. sanatçı hedef gösterilir bazı durumlarda, tıpkı Sabahattin Ali, Nazım Hikmet, ..., Ahmet Kaya'ya yapıldığı gibi sansür bir şekilde hayatımızda vardır. Sevdiğimiz yeşilçam filmlerinde oyuncunun içtiği sigara sansürlenir, bazen viskisi ama sansür hep vardır. küfür ya da argo herkesin hayatında vardır ama bipli izleriz.

Bu sansür bende öyle bir etki yaptı ki televizyon izleyemez oldum...


Bir süre önce Roman Polanski'nin oscar ödüllü filmi Piyanist'i  yayınlayan kanala para cezası verilmişti. Para cezası filmdeki şiddet görüntüleri için verilmiş, RTÜK'te filmi sakıncalı bulmuş...Fazıl Say'ın eserlerinin, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasından çıkarılması da bir sansürdür. 17-25 Aralık'a 4 Bakanın rüşvet iddaalarına gelen yayın yasağıda sansürdür.

Hırsıza hırsız, katile katil, ,,, yobaza yobaz diyememektir sansür...


Sansür kötüdür ama en kötüsü  de otosansürdür, kişinin kendi kendini sansürlemesidir.Medya kuruluşlarının devlet eliyle sansürlenmeden, kendi kendilerini sansürlemeleridir. Otosansür ülkemizin ve tüm sanatların en büyük düşmanıdır. Otosansürün devreye girmesin nedeni, herhangi bir makam mevki sahibi insanların gerici bir diğer tabirle yobaz oluşudur. 

Kişi, işinden kovulacağını düşünerek yazmak istediğini yazamaz. Kişi, ailesi için endişelendiğinden yazmak istediğini yazamaz. Yani kısaca kişi gericiler, yobazlar tarafından korkutulmuş, sindirilmiştir.

Biz uzun zamandır sansür devrindeyiz, Sansür bir nevi darbedir, özgürlüğe vurulan. Sansür her dönem vardı ama bu iktidar döneminde aldı başını gitti. Akp iktidarı boyunca onlarca kez belgesel, sinema, tiyatro oyununa sansür uygulandı. Onlarca kez sanat kurumlarında görevden alma, atama, zorla istifa olayı yaşandı. Onlarca kez radyo, televizyon gazete sansürü ve yasağı konuldu. Defalarca internet sitesi yasağı ve sosyal medya mecralarına yasaklar uygulandı.Sansür, sessiz kaldığımız sürece artarak devam edecek.



Ses çıkarmamak boyun eğmektir.
Sansüre hayır!







Share:

Copyright © Bir İzmirlinin Kaleminden | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com