Bir İzmirlinin Kaleminden
Barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.09.2016

Dünya Barış Günü

Bugün Dünya Barış Günü, bize, tüm insanlığa en çok lazım olan şey barış, sadece ülkem için değil üstelik bütün insanlık için gerekli bir gün. Dünyanın belli coğrafyaları barıştan çok uzaksa ve güvenlik nedeniyle barış günü kutlamaları yasaklanıyorsa ve insanlar yurtlarından edilip, denizde ölüyorlarsa, yani ege denizi kan denizine dönüyorsa ve insanlar savaştan kaçıp denizde yakınımızda ölüyorlarsa barış gereklidir.

Barış bekleyerek gelmez, bir şeyler yapmak, mücadele etmek gerekir. Barış, bir devlet bir başka devlete getiremez. Bunu Amerika'nın Irak'a getirdiği demokrasi ve barıştan biliyoruz. Savaşları çıkaranlar, terörü yaratanların her kim olurlarsa olsunlar(devletler, dinler, politikalar, politikacılar, sermaye, çıkarlar,...,vs.)kanlı politikalarını reddediyorum. Barışı yaratacak olanlar barış için mücadele edenlerdir. İnsanlar korkularını bir kenara bırakıp, barış için mücadele etmeye başladıklarında, barışın yalnızca tüm dünya insanlarının birleşerek seslerini yükselttiklerinde kazanabileceğine inanıp mücadele ettiklerinde dünya daha yaşanabilir bir yer olacaktır.


31 Ağustos gecesi, daha önceki yazımda belirttiğim "Barış İçin Ege'nin İki Yakasından Ezgilerimizi Yükseltiyoruz" isimli Konak Belediyesi'nin düzenlediği etkinlikteydim. Etkinlik kapsamında önce Midilli'den gelen Karşı Kıyının Işıkları isimli grup sahne aldı. Karşı Kıyının Işıkları grubu Nazım Hikmet şiirlerinden oluşan bir albüm hazırlığı içindeymiş.Bize yabancı olmayan ezgileri dinledik. Farklı olan tek şey konuştuğumuz dildi. Birbirimizi anlamak için aynı dili konuşmamız gerekmez. Bildiğimiz şarkıları da çaldılar "Yiğidim Aslanım" gibi, tabi şarkının rumca sözleri bir annenin ölen oğlu için yazmış olduğu ağıtı ifade ediyormuş. Bizde ise bu şarkı bildiğiniz gibi Nazım Hikmet için yazılmıştır. Ezgilerimiz bile acılarımızı anlatıyorken ve acılarımız bu kadar göz önündeyken, Türkiye Cumhuriyetin'de yaşayanlar olarak hala birbirimize acı çektiriyorsak hatanın büyüğü bizde.
Konak belediye başkanı çok kısa bir konuşma yaptı. Bir siyasiden dinlediğim en kısa konuşmaydı, aynı zamanda en anlamlı konuşma. Ardından sahneye Barış Atay çıktı ve şiir okudu. Şiiri bitince barış'ın nasıl geleceği ve nasıl gelmesi gerektiği hakkında düşüncelerini paylaştı, biz çimlerde oturan izleyicileriyle. Ve sahneyi Suavi'ye bıraktı. Önce Midilli'den gelen gruple bri parçayı beraber seslendirdiler. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Vedat Türkali anısına, şiirinden bestelenmiş olan Bekle Bizi İstanbul'u seslendirdi. Benzersiz Sesiyle o güzel şarkıların seslendirirken aramızda kimler yoktu ki? Mustafa Kemal'den Che'ye, Pir Sultan'dan Nazım'a, Tuncel Kurtiz''den Sabahattin Ali'ye bütün yitirdiklerimiz eserleriyle aramızdaydı.

Barışa yakışan bir geceydi, ama barış yoktu.

Paylaş:

İzleyiciler

BlogSözlük

blog sözlük

Son Yorumlar

Google+ da takip et!

Rastgele Yazılar

Blog Listem

Follow by Email

Blogger tarafından desteklenmektedir.