8.03.2016

Yayınsız Zamanlar

Uzun zamandır yazı girmiyordum. Açıkçası kendimi çok boktan hissettiğim bazı zamanlar da oldu... Çok boktan  bir dönem geçirdim.

Yayınsız geçen sürede kendimi şiir'e verdim. Cemal Süreya, Turgut Uyar, Özdemir Asaf, Ümit Yaşar Oğuzcan, Edip Cansever gibi şairlerin şiir kitaplarını ve İzmir'de bulunan sahaflardan temin ettiğim daha önce adını bile duymadığın şairlerin kitaplarını okudum. Şuan 6:45 yayınlarından üç kitap ve Fahrenheit 451'i okuyorum. 

Kursiyer yetersizliğinden kapanan bir rusça kursuna gittim. Alfabeyi ve biraz da olsa dil bilgisi kurallarını, ortalama zekaya sahip bir insan 3 haftda ne kadar öğrenebilirse o kadar öğrendim.

Olmazsa olmazım bisiklet, yağmur çamur demeden kullanmaya devam ediyorum. Büyük taarruz bisiklet turunun son etabına katıldım. Şuana kadar günlük yapabildiğim en uzak mesafe gidiş-dönüş toplam 135 km. İki haftadır hiç bisiklet ile çıkmadım. Jant akorlarını ve bakımlarını yapmam gerek zor geliyor.

Geleceği görebilmek isterdim, hiç olmazsa kahinlik yapardım ama ne yazık ki göremiyorum. KPSS'ye hazırlanıyorum. Kazansam da kazanamasam da her halükarda gidilmesi gereken bir askerlik var. Göbek ata ata askere gidenleri anlayamadığım bir kafam var.

Az da olsa verimli bir süre geçirdiğimi düşünüyorum. Toplumsal olarak çok boktan zamanlar geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. "Her şey güzel olacak", "bunlar da geçer" diyerek yimibeş yaşına kadar geldim. Ne herşey güzel oldu ne de bunlar da geçer dediklerim geçti. Her şey aynı, hamam  da aynı, tas da aynı.

En son suruçla ilgili yazmıştım ondan sonra da değişen birşey yok Her şey aynı devam ediyor. Kadın cinayetleri, tecavüzler, şehit haberleri, ne işe yaradığını anlamadığım diyanetin ve diyanet işleri başkanının skandal fetvaları ve diyanetin dün gördüğüm "Ateistle evlenilmez" fetvası, Televizyon izlemememin sebebi olan "Başkan olabilmek için herşeyi yapabilecek birini hangi kanalı açsam zehir kusarken gördüm ve bu sürede devam eden kadın cinayetleri, tecavüzler ve sapıklara, katillere caydırıcı cezalar vermek terine tecavüzde damping yapan adalet sistemi, sokağa çıkma yasakları, buzlukta bekletilen cenaze, islamcı canlı bombaları eylem yapmadan tutuklayamayan zihniyetler, polisle evinde tartıştığı için öldürülen dilek doğan, ve yine tecavüz haberleri, tacizci öğretmenler, gericilerin yaptığı hilafet toplantısı yani lağım çukuruna dönmüş ülkede boktan geçirdiğimiz zamanın doğruluğu...

Ve bugün İdil'de bir patlamadaiki polis hayatını kaybetti. Davutloğlu İzmir'de başbakanlık ofisine girerken bir grup tarafından protesto edildi, 15 işçi gözaltına alındı. Bu milletin a.... koyan Cengiz İnşaat'ın vergi borcunun silindiğine dair belgenin doğru olduğu ortaya çıktı.

Duymaktan bıktığım ve toplumun, cinayetleri ve tecavüzleri nasıl kanıksayabildiğini anlayamıyorum ve hiçbir zaman anlayamayacağımı düşünüyorum.

Bugün 8 Mart tüm kadınların, Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlarım.

Share:

Copyright © Bir İzmirlinin Kaleminden | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com