28.06.2015

Gaziemir Sasalı - Bisiklet Yolculuğu

Sabah yedi gibi kuzenim ile birlikte bulunduğumuz ilçeden bisikletlerimizle yola çıktık. Haziran'ın yirmi yedisi olmasına rağmen bu zamanlarda havanın böyle kapalı olduğuna rastlamamıştım. Bir işin içinde ben varsam muhakkak sorun çıkacak. İki km bitmeden arka jant tam sıkışmadığı için bisikletin kadrosuna vuruyordu. Arka jantı düzeltip sıkacaktım. Yanıma açık ağızlı anahtar almayı unutunca çantamdaki pense yardımı ile jantı düzeltip başladım kadroya sıkıca tutturmaya. Yedi km daha yol aldık yine aynı şekilde arka jant başladı sürtmeye, tekrar durdum. Bisikleti kaldırıma çıkartıp sinirli bir şekilde jantı sıktım. Bu son olacaktı.

Pedallara basmaya devam. Durmak yok... Üçyol'dan Hatay tarafına gitmeye başladık. Hatay'da boyoz kokusu gelen bir fırından üçer boyoz aldık. Yan tarafındaki çay ocağına oturup birer büyük çay söyledik. Kahvaltımızı yapıp tekrar koyulduk yola. İnciraltın'a gitmeyi planlamıştık ama planımıza sadık kalamadık. Sahildeki bisiklet yolundan Konak'a doğru pedalladık. Konak iskelenin yakınlarına geldiğimizde Sasalı'ya Doğal Yaşam Parkına gitmeye karar verdik. Konak'tan vapurla Karşıyaka'ya geçtik. Üstelik bisiklete kart basmaya gerek yokmuş. İzban'a bisikletle binmek isterseniz belli saatleri var ve bisiklet içinde kart basıyorsunuz.

Karşıyaka'da vapurdan inip, bisiklet yolundan Sasalı'ya yola koyulduk. Karşıyaka'dan Sasalı'ya giderken epey zorlandık. Üstelik rüzgar da bizden yana değildi. On buçuk gibi Sasalı'ya vardık. Su alıp yirmi dakika kadar dinlendikten sonra on bir gibi Eve dönmek üzere dönüş yolculuğuna başladık. Daha kolay ve hızlı döneceğimizi düşünüyorduk, öyle oldu. Havanın kapalı olması çok şanslı olduğumuzu gösteriyordu. Güneşin altında pedal çevirmek çekilmez.

Ayaklarımızda başlayan şiddetsiz yanmalarla elli dakika gibi bir sürede Sasalı'dan Karşıyaka'ya vardık.Limanın önündeki gevrekçiden birer gevrek yanındaki büfeden soğuk bir içecek almak için bisikletten indiğimizde. yaylanarak yürüdüğümüzü fark ettim. Filmlerde ayda yürüyen insanlar gibi. Gevrek ve büfeden aldığımız soğuk ayranla iskeleden Konak vapuruna bindik. Eve gitmek için çıkacağımız varyant gözümde epey büyüdü öyle ki everest gibi geliyordu gözüme.

Varyant'ı çıkarken bisikleti en küçük vitese alıp, başladık Varyant'ı çıkmaya... Varyantın bitimine otuz metre kala pedal basamaya başladım.. Ayaklarımdaki yanma ağrıya dönüşmüştü.. Bisikletten inip otuz metrelik mesafeyi yürüdüm. Varyant bitti. Bisikleti ağaca dayayıp oturdum ağacın altına. üç-beş dakika dinlendikten sonra yola devam ettik. Varyant'tan Üçyol'a oradan yaşadığım ilçe olan Gaziemir'e doğru pedalladık. Suyu sırt çantamda taşıdığım için Paşa Köprüsü mezarlığının yakınlarında su içmek için durdum.Paşa Köprüsünden sonra bir daha durmayı düşünmüyordum ama öyle olmadı. Aktepa yakınlarında tekrar durdum. Birden şekerim mi düştü? Ne oldu bilmiyorum. Kola içtim. Üç beş dakika dinlendikten sonra yola çıktım. On beş dakika sonra etrafa ateş saçar halde evdeydim. Ayaklarım fena halde yanıyordu. 

Yetmiş beş km yol yapmışız. Bir önceki gezintimde altmış beş km yol yapmıştım. Yeni hedef doksan km. Daha fazla km yapmak üzere. Herkese iyi hafta sonları..
  
Share:

4 yorum:

  1. Umarım yeni hedefini başarırsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başarının önemi yok, hem spor yapıyorum hem de boş zamanı değerlendiriyorum ve en önemlisi eğleniyorum.

      Sil
  2. Cok guzel bir paylasım olmus hocam emeginize saglık blogunuzu takibime aldım iyi calısmalar :) eminmetin.com.tr

    YanıtlaSil

Copyright © Bir İzmirlinin Kaleminden | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com