Bir İzmirlinin Kaleminden

23.10.2016

Hayal Ürünü KHK'lar


Temsilcilik tarafından çıkarılan khklar sonucunda olanlar.

  • Alın teri ile yaşayanlar köle ilan edilmiştir. Artık memurlar işini bilip yolunu bulacaktır. Yolunu bulamayanlar atılıp, yerine iş bilen, yol bulan memur alımı yapılacaktır.
  • İhaleye fesat karıştırmak suç olmayıp, her şirket bünyesinde üç fesat karıştırıcı çalıştırabilecek. İsteği doğrultusunda bir yabancı hakkıyla toplamda dört fesat karıştırıcıyla ihaleleri alabilecektir.
  • Kara para ak para fark etmeksizin helal sayılacak, Para helalleştirme merkezlerinde %7 komisyonla paranız helal olacaktır.
  • Dini devlet işlerine alet etmemek suç olup, memurlara her gün cuma kılmaları için izin verilecektir.Hac döneminde meclisin kapanmasına  karar verilmiştir.
  • Alın terinin ne olduğunu bilmeyen, kağıt arası, tapu üstü, ruhsat arası para alan noterlerin aldığı her para helal olacak, değerli kağıtların değeri artacak.
  • Taşı sıkıp suyunu çıkarmak gibi atasözlerini söyleyenler atalıktan men edilip, bonservis bedeliyle birlikte ABD'den ata ithal edilecek.
  • Çok paranız varsa ve ne yapacağımızı bilmiyorsanız  alo babacım hattı size 7/ 24 hizmet verecek görüşmeler kayıt altına alınmayıp geri zekalı konumuna düşme gibi bir sıkıntınız olmayacak.
  • Ayakkabı kutusu yapımı meslek haline gelip, ayakkabı kutularının içinde para sayma makinesi ile birlikte satılacak.
  • Duvarlara yazı yazmak yasak olup, Fabrikalar tarlalar her şey halkın olacak değil, her şey egemenlerin olacak.
  • Vergisini ödemeyip kaçıran big bosslara vergi affı yapılacak, ödeyenler ödedikleriyle kalacak.
  • Tefecilik yasal olup, bankaların tefecilerle iş birliği yapmasının önü açılacak, bankaya borcu olanlara banka onay verdiği taktirde tefeci topuklara sıkacak.
  • Her türlü yolsuzluk dolandırıcılık yasal olacak vergilendirilmesi 18% olup olaydan itibaren 3 iş günü içinde ödenmemesi durumunda faize tabi tutulacak. yolsuzluğun içinde temsilci ya da çocuklarının ismi geçiyorsa vergi ve faiz işlemi yapmadan parayı alacak.
  • Helal sigorta ile öte tarafta cennetten yerinizi garantiye alacaksınız.
  • Kumar yasal olup öncelik temsilci çocuklarına verilecek. Kumarhaneler bankalarla anlaşmalı olup Yurt genelinde atmlerden kumar oynanabilecek.
  • Milletin a.... koymak yasal olup, müteahhit lisans programları açılıp  nasıl daha iyi koyma işlemi yapılır bilimsel ortamda araştırılacak ve bu yönde eğitim verilecektir.
  • Halkını kandırmayı reddeden temsilciler  ifşa edilip, yargılanacak, temsilciler halkı kandırmak oyalamak ve dikkatlerini başka yere çekip vergileri paylaşmaktan sorumlu olacak.
  • Sendika, stk binaları kapatılıp yerine AVM yapılacak sendika ve ayaklarda faaliyetlerde bulunanlar cezalandırılacak.
  • Adalardan sonra baklava ve kahve de Yunanistan'a bırakılacak, yıllardır AB'ye giremeyen ülkeye bizzat AB girecek.
  • Rakı ve kitap gibi halkı ayıltacak her türlü araçlardan ek vergi alınacak. Vergilerle dogmalar beslenecek. Meyhaneler ve kitapçılarla mücadele dernekleri kurulup, içen, okuyan nesil kontrollü şekilde yok edilecek.Bu kapsamda İzmir proje ohal bölgesi ilan edilecek, kordon çimlerinde oturup içmek, yasaklanacak.

Son maddeden sonra İzmir'de yaşananlar
Alkol satış yasaklanınca Kepenkleri indiren tekel bayiler ve alkol satışı yapan yerlerin sahipleri Gündoğdu meydanında açlık grevine başladılar, yaptıkları basın açıklamasında mücadelelerinin zafere kadar süreceğini söyleyen esnaflar terörle mücadele ekipleri tarafından tutuklandılar. Tv'de alkolden sorumlu temsilci yaptığı açıklamada "Alkol terörüne izin vermeyeceğiz, İzmir ciğerlerini temizliyor, türüne bakılmaksızın tüm alkol içeren şeyler kolonyasına kadar toplatılacak" dedi. Alkol bulamayan İzmirliler köylere akın etti. Komün yaşamını seçen bir grup yasaklardan bir süre sonra mavi kuş üzererinden "arpamızı ekiyoz biramızı alıyoz, Yanda bağımız var iyi şarap veriyor, rakı üzerinde çalışıyoz, her akşam köy kahvesinde kadınlı erkekli içiyoz, Beraber çalışıyoz, beraber içiyoz." açıklaması yaptı. Temsilcilerin ve kuvvetlerinin ne yapacağı bilinmiyor.

Not: Bu yazıda geçen olay, kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup, gerçekle bir ilgisi yoktur.


16.10.2016

Meçhul Adamın Bir Günü

Çoğunluk gibi çalışıyordu. Mesaisini bitirdi. Evine gitmek için otobüs beklerken, internetten de bir şeyler okurdu. Beklediği otobüs geldi, yine doluydu, ayakta gidecekti. Otobüse bindi, biletini bastı, arka tarafa doğru yürüdü. Bir eliyle demire tutundu düşmemek için, bir eliyle de telefondan haberleri okumaya devam etti.

Hiçbir şey yolunda değil, her gün birbirinin aynı gibiydi. Okuduğu haberlerin ortak noktası ölümdü, tüm canlıların ortak noktası olduğu gibi. Ya bir patlama olurdu okuduğu haber ya da kadın cinayeti, kimin yarattığını bildiği, bildiği ama herkesin bilmezden geldiği terör saldırısı olurdu. Bazen değişirdi haberi, polis terörünü de okurdu yanında haberle ilgisi olmayan yeni sekmelere atan internet sitelerinde nasıl zile basıp, evi aramak için içeri girip yasal bir şekilde bir kızın öldürülüşünü bile okudu. İşe gidip gelirken kullandığı otobüste... Haberleri okurdu, elinden hiçbir şey gelmezdi, olanları engelleyebilmek için.

İneceği durağa yaklaştığında telefonun ekranının kapatır, otobüsün durması için butona basar, otobüs durduğunda evinin yakınındaki bakkala giderdi. Bakkal dükkanını arkadaşı işletirdi. Saat gece on'u geçse de bakkal alkol(alkol sağlığa zararlıdır) satışı yapardı, mahalledeki herkesi tanıyordu, alkol kullananlar belliydi, saat on'u geçince tanımadığına satmazdı. Bakkal sahibi arkadaşı da eşantiyon gelenleri satmaz, içerdi.

Yalnız yaşardı, haftada üç dört gece eve giderken arkadaşının bakkalına uğrar, doğruca dolaba yönelir, kapağa asılı olan siyah poşetten alıp, dolaptan beş bira alır, biraz sohbet eder, aldıklarının parasını öder, evinin yolunu tutardı. O gecede aynısını yaptı, Bakkalın kapısından çıkarken, "Çok boktan bir dünya burası bizler de rezil bir hayat yaşıyoruz. Yaşamak için çalışıyoruz, çalışırken yaşamayı unutuyoruz sonra bir bakmışsın ölmüşüz." dedi

Etrafa boş boş bakarak yürüdü, iki sokak ötede evinin bulunduğu apartmana girdi, merdivenlerden üçüncü  kattaki evine elinde tuttuğu anahtarları sallayarak çıktı. Kapının önüne geldiğinde kapıya arkadaşıymış gibi baktı, omuzlarını silkti, kapıyı açtı, doğrudan mutfağa girdi. Siyah poşeti masaya bıraktı. Ceketini çıkarıp sandalyeye astı. Masaya bıraktığı poşeti aldı. Buzdolabını açtı, siyah poşetten çıkardığı biraları dolapta duran bir bira şişesinin yanına dizdi. Önceden kalan soğuk birayı aldı, dolabı kapattı. Dolap kapağındaki açacak yardımı ile birayı açtı. Balkona çıktı, balkondan sokağı seyrederken birasından bir yudum aldı. Sokakta hiç kimse yoktu. İçeri girdi. Mutfakta masanın üstünde duran eski radyoyu açtı. Ceketini astığı sandalyeye oturdu. Uzun süre mutfakta oturdu, sadece birası bittiğinde yerinden kalktı, yenisini almak için. Dördüncü birayı dolaptan aldı, kalktığı yere oturdu. Radyoda Edip Akbayram çalıyordu "Güzel günler göreceğiz güneşli günler" diyordu şarkıda birden kendi kendine "Nazım'ı severim ama umudum her geçen gün yok oluyor. Sol mememin altındaki cevahir fazla acıdan karardı, kömür gibi bir şey oldu." diye söylendi. Dolaptan yeni bir bira aldı. radyo istasyonlarını  gezdi yavaş yavaş birasını içerek. Bir çok istasyonda onaylamadığı siyasetçilerin konuşmalarını duydu. A, b, c partisi fark etmezdi onun için. Farklı şeyler söyleyip aynı şeyi isteyen insanlar olarak görürdü vekiller ve bakanları. Meclisteki partileri ise bir lokomotifin vagonları olarak görürdü. "Her bir parti ayrı bir vagon ama lokomotif nereye giderse oraya gidiyorlar, kendi ilkeleri doğrultusunda değil lokomotifin onları çekmesiyle gidiyorlar" derdi. hepsinin istedikleri şey güçtü, güce tek başına sahip olmak, gücü isteyenlerin yönetimi ele geçirdikten sonra kendi doğrularını dayatmasına da tanık olmuştu. Hemen dinlediği istasyona geri göndü.

Müzik dinlerken düşüncelere daldı. Neden yaşıyoruz? Neden ölüyoruz? Neden yaşadığını bilmiyordu. Ölümden korkmuyordu, dinlerin açıklayamadığı, bilimin bilmediği, bilinmezlikten korkuyordu. Hesap verecek bir tanrısı olmadığı halde kimseye kötülük yapmazdı, hakkını yemezdi.  Doğru düzgün yaşamaya çalışsa da insanların nerede, neyin peşinde olduğuyla ilgilenmez, bilmezdi. İnsanlar ölürken sessiz kalanların insanlığını yitirmiş olduğunu düşünürdü. Nedenini anlamaya çalışırdı bütün olayların... Birasını bitirdi, oturduğu sandalyeden kalktı. Yatak odasına giderken "İnsan seçimini yaşar. İyi bir yaşamı da katillerini de kendisi seçer. Demokrasi her zaman iyi olmayabiliyor, yanlış ellerde en tehlikeli silaha dönüşür." diye söylenerek odaya girdi. Şifonyerin çekmecesinden psikoloğun yazdığı  uyku hapından bir tane aldı. Şifonyerin üzerinde duran sürahiden bardağa biraz su döktü, ve hapı içti. Üstünü değişti ve aynı bir güne uyanmak üzere yattı.

Bu adamın yaşadığı dünya öyle bir yerdi ki mutlu insanlar gülerek uyurken, mutsuz insanlar gülerek ölüyordu hem de mutlu insanların gülerek uyuması için. Varoluşundan beri olmasa da belki tanrının icadından beri hikayesiydi azınlığın mutlu olması için çoğunluğun acı çekmesi...

Tıkırtı - Kısa Film

Tıkırtı - Ed Chen
Bize doğumdan ölüme kadar olan uzun yolculuğu, iki dakika kadar kısa bir animasyon film ile aktarmayı başarıyor. Ed Chen'in hazırladığı "Rattle" yani Tıkırtı, kıskançlığın ve kıskançlığın insan üzerindeki etkilerinin anlatıldığı destansı bir hikayedir. İki karakterin yaşamını üzerinden kıskançlık konularını işleyen film, İncilden alıntıyla başlıyor.

Yaratılış 4:9
RAB Kayin'e, “Kardeşin Habil nerede?” diye sordu.
Kayin, “Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?” diye karşılık verdi.

2.10.2016

İmece Meydan Okuma (4 - 5 - 6 ve 7. Günler)

Bildiğiniz gibi "zihnin arka sokakları" on günlük bir meydan okuma düzenledi. Sorulara buradan ulaşabilirsiniz. Oyunda bölüm sonu canavarı geçmek isteyen çocukların bütün tuşlara basması gibi meydan okuma'da üşengeçliğimden dört gün sorusunu birlikte kısa bir şekilde yanıtlayacağım.

Dördüncü gün sorusu "sizi ifade ettiğini düşündüğünüz ay?"
Yaz insanıyım, haziranın sonunda doğmam ve tüm hareketliliğiyle haziranı ve yaz aylarını seviyorum. Haziran iyidir.

Beşinci gün sorusu "size ilham veren şarkı sözü?"
Buraya onlarca şarkı sözü yazabilirim ama bu şarkı yazmak istediklerimin toplamı gibi...

Sözlerimi geri alamam, yazdığımı yeniden yazamam, 
Çaldığımı baştan çalamam, bir daha geri dönemem.

Akıyorsa gözyaşım kurumasın, coşup seven gönlümse durmasın.
Dost bildik anılarım çağırmasın, bir daha geri dönemem.

Hiçbi’ kere hayat bayram olmadı ya da her nefes alışımız bayramdı.
Bir umuttu yaşatan insanı, aldım elime sazımı

Yine aşınca çayın suyu boyunu belki yeniden karşıma çıkacaksın.

Göz göze durup bakınca göreceğiz, neyiz ve nerelerdeyiz
Bilemiyoruz şimdi.


Altıncı gün sorusu "dünyada değiştirmek istediğiniz beş şey?"
Dünyada olan her şeyin sebebi insanlar, o zaman; "İnsanlar x 5"


Yedinci gün sorusu "korkmasanız denemek isteyeceğiniz  şey?"
Her şeyi bırakıp, kendini yollara vurmak..

28.09.2016

İmece Meydan Okuma (3. Gün)

Meydan okumada 3. Gün, bugünün sorusu "öğrenmek istediğiniz yetenek?"

Bir enstrüman çalmayı öğrenmek isterdim .İlk okulda müzik derslerinde bir Türkiye klasiği olan blok flüt öğretilirdi. Zaten okulda müzik aleti yoktu, blok flütleri de biz alırdık. Bu müzik dersleri neticesinde, "Ilgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın" ve benzer bir iki parça öğretirlerdi de bir türlü öğrenemezdim.Yeteneksiz olmak böyle bir şey işte. Benim için müzik dersleri bir faciaydı. Nefesli müzik aletlerini dinlemek hoşuma gidiyor. Flüt, klarnet, ney olsun, dinlemeyi severim. Enstrüman çalmayı öğrenmek isterim.

27.09.2016

İmece Meydan Okuma (2. Gün)

Meydan okumada ikinci gün... İkinci gün sorusu ise "hayalinizdeki meslek nedir?"

Bu yıl itibariyle, ne işe yarayacağını bilmediğim, bir çok kişinin sahip olduğu işletme diplomasından bir adet bende de bulunmakta. Hayal deyip geçmek olmaz, ütopyaların bile gerçekleştiği dünyada hayallerimiz gerçekleşebilir. Hayalim herkesin fotoğrafçı olduğu günümüzde, Fotoğrafçılık ama öyle bütün gün stüdyoda oturup, vesikalık çekmekten bahsetmiyorum. Tina Modotti, Yevgeny Khaldey,  Raul Corrales gibi, Ara Güler gibi...
Sadece mutlu anları değil, açlığı, yoksulluğu, savaşı, emeği, yaşamı... Fotoğraf sadece sanat değil. Bir nevi zamanı tutuyorsun da tutamadığını yıllar sonra çektiğin fotoğrafa bakarken hatırlıyorsun. Gerçekten iyi bir fotoğraf eğitimi almayı isterdim. Hayatın insanlara ne göstereceği belli olmaz, bakarsınız alırım.


26.09.2016

Nerdesin Spartaküs? - Stadyumların Arena Olması

Futbolla çok ilgilenmem, hatta tv'de maç izlemişliğim de nadirdir. Spor güzel şey, yapması ayrı, izlemesi ayrı zevkli. Ben Fransa Bisiklet Turunu (Tour de France) üç yıldır hiç kaçırmam.. Bisikletle gezmeyi çok severim. Konumuz bisiklet değil. 

Türkiye'de yaşayan ve 90'lı yıllarda doğan biri olarak futbol benim için Galatasaray'dı. Çünkü UEFA Kupasını almıştı. O zamanlar anlamazdım futboldan, şimdi sorsanız "ofsayt nedir?" diye cevaplayamam. Ama o zamanlar neden Galatasaraylı olduğumu biliyorum. Bütün aile Fenerbahçeli idi. O zamandan belliymiş çoğunluğun değil azınlığın yanında olduğum.

Galatasaraydan uzaklaşmam ise lise okuduğum yıllara denk gelir. "Niye Galatasaray'ı tutuyorum?" dedim kendi kendime."Benim İzmir'de yaşarken İstanbul'a  gidip maç izleme olanağım yok. Galatasaray'ın İzmir'de oynama ihtimali İzmir'e kar yağması gibi, gelse bile bilet fiyatları bir lise öğrencisi için epey pahalı, Şuan da aynı asgari ücretli bir çalışan için üç büyüklerin maç bilet fiyatı, (kale arkasından maç izlemeyi de hiç sevmem.)Şuan bir de passolig var. Yaşasın Passosuz ligler!

Geçen yıl bir kaç kez, bu yılda 17 Eylül'de maça gittim. Altay'ın maçlarına gittim. Kocaman kulübün stadı yok, maçları Buca'da oynuyor. Buca'da iki stad var, biri İlçe Stadı diğeri Buca Arena... 17 Eylül'de Tekirdağ ile oynanan karşılaşma Buca Arena'da oldu, berabere bitti. penaltıyı kaçırmak iki puanı kaybetmemize yol açtı. Hakem hataları vardı. 

Yeni yapılan stadların ve yenilenen stadlar neden arena oluyor? Boğa mı güreştireceğiz? Gladyatör dövüştürüp kazananı özgür mü bırakacağız? Anlamadım. Türkiye Arenalar ile dolmuş. Her yerde Arena, Ali Sami Yen, İnönü. Atatürk, 19 Mayıs, 4 Eylül gitti stadyum isimlerinden, stadyum ile birlikte. Arena geldi, TT Arena, Vodafone Arena Samsun Arena, Buca Arena, Antalya Arena, Timsah Arena, Sivas Arena, Torku Arena.. İzmir Atatürk Stadı kullanılamıyor. Alsancak Stadı'nın durumu ise ortada, yeniden yapılacak, Arena yapmasalar bari.

Spartaküs HeykeliArena İspanyolca'da  kumla kaplı alan demektir. Boğa güreşleri arena'da yapılır. Ve gladyatörlerin dövüştüğü alanlara verilen isim arenadır. Kölelerden oluşan, sıkı eğitimlerden geçip toplumu eğlendirmek için kurban edilen insanlardır gladyatörler. Futbolcular ve gladyatörler birbirine benzer. Futbolcular için modern zamanın gladyatörleri derler. Gladyatör müsabakaları eski zamanlarda kralların, günümüzdeki futbol ise siyasilerin, yerel ve küresel güçlerin elini rahatlatma, halkın dikkatini çekerek, yaşanan olayları manipüle ederek aktarmak için kullandığı bir araçtır. 

Gladyatörlerin isyanı; Spartaküs Trakyalı bir köledir. Gladyatör okulundan 78 arkadaşıyla birlikte kaçıp Vezüv yanardağına giderler. Burada 300 kişilik bir ordu tarafından kuşatılırlar, Romalı askerleri şaşırtıp mağlup etmişlerdir. Spartaküs, köle ve yoksullardan oluşan ordusu ile yıllarca İtalya yarımadasında bağımsız bir şekilde var olmuş ve zamanın yöneticilerine sorun olmuştur. Kendilerine karşı gönderilen sayısız orduyu yenmiş ve Roma'nın yönetim sistemini sarsmıştır.

Stadyumlar arena olmuşken, Sistemi sarsacak "aklınızı başınıza alın, endüstrileşmeye karşı çıkın" diyecek futbolun Spartaküsleri nerede? 

Kaynak:Vikipedia




  

İmece Meydan Okuma (1.Gün)

Zihnin Arka Sokakları yeni bir meydan okumayla karşınızda. Sorular hoşuma gidince ben de katılma kararı aldım. 1.Gün sorusu ise "sizi mutlu eden şarkı hangisi?"

Bu soruya tek bir cevap vermek zor, kulaklık organım gibi bir şey oldu. İzban'da bir yere yetişmeye çalışırken, yolda yürürken, hafta sonları günlük rotalar çizip bisiklet turuna çıktığım zaman molalarda dinlenirken müzik dinlerim.

Yeni Türkü çok severim Telli Turna, Fırtına, Karanfil ve diğer şarkılarını çok severim ama en sevdiğim Vira Vira'dır.  tüm sınırları birer birer yıkamasak da bu şarkıyı dinleyince, mutluluk doluyor içime...


"vira vira demir aldı dünya, açılmış hayalleri rüzgarlara
vira vira dalgalandı bu dünya, terkedip halatları limanlarda
yıkılıyor tüm sınırlar birer birer, kapanıyor simsiyah bir gece
açılıyor hep yürekler denizlere, belki hemen belki bugünlerde"



Yeni Türkü dışında Eski Bando dinlerken de mutlu oluyorum, bence iyi müzik yapıyorlar.



Onun dışında dinlerken ve kliplerini izlerken eğlendiğim ise Oğuzhan Uğur

13.09.2016

Eylül

Eylül, yazın bitip sonbaharın başladığı anlamına gelen aydır. Yüreklerimizde, sonbahara geçmeden kışa geçtiğini de gördük.

Eylül ayı politik tarihimizde de önemli yer kazandı.

Dünya 1 Eylül'ü Barış Günü olarak kutluyor. Neden olan olay ise 1 Eylül 1939'da Nazi Almanya'sının İkinci Dünya Savaşını başlatması. 50 milyon ölüye, milyonlarca yaralıya neden olan bu savaşın başlangıç günü olan 1 Eylül, 1950 yılında "Dünya Barış Günü" olarak kutlanmaya başladı.


Eylül Kurtuluştur.
Eylül ayının ilk günleri İzmir'de kurtuluş günleridir.
9 Eylül 1922'de, İzmir düşman işgalinden kurtulmuştu. 9  Eylül aynı zamanda 1980 darbesinden sonra vatandaşlıktan çıkarılan Yılmaz Güney'in 1984 yılında hayatını kaybettiği gündür.

Amerika boş durmayı sevmez. 
11 Eylül 1973'te ABD'nin desteği ve onayı ile uluslararası tekeller ve emparyalist işbirlikçiler, marksist başkan Salvador Allende devrip, Genarel Pinochet'in iktidara getirmiştir. Dünyanın seçimle gelmiş ilk sosyalist hükümeti devrilmiş, yerine 17 yıl sürecek bir diktatörlük gelmiştir.
 11 Eylül 1973 radyodan halkına yaptığı konuşmada şunları söyledi. 
"Bu koşullarda, sözlerim sadece işçilere: Teslim olmayacağım! Bu tarihi dönemeçte, halka olan sadakatimin bedelini hayatımla ödeyeceğim...(Konuşma metninin tamamını buradan okuyabilirsiniz)...Yaşasın Şili! Çok yaşa halkım! Yaşasın işçiler!Bunlar benim son sözlerim, fedakarlığımın boşuna olmadığından eminim. Sonunda, en azından, suçu, alçaklığı ve ihaneti cezalandıracak bir ahlak dersi olacak."
Allende teslim ol çağrısını reddedip, intihar etti. (Not:İstanbul Ataşehir'de Atatürk ile Allende'nin yan yana heykeli vardır.)

Eylül, darağacına gidenlerin ayaklarına vurulan pranganın bir ülkeye vurulmasıdır.
Kurtuluş olduğu kadar faşizm'in ülkeye el koyduğu gündür.
12 Eylül, 1 milyon 683 bin kişinin fişlendiği, açılan 210 bin davada 230 bin kişinin yargılandığı, 7 bin kişi için idam cezası istenip, 517 kişiye idam cezası verildiği, 50 kişinin idamına neden olan zamanlardır. Yaşı büyültülüp asılan Erdal Eren'dir.12 Eylül netekimdir. Bir de Anayasa yapıldı halk'a saygılı ama içinde halk olmayan. 12 Eylül'ü. Aziz Nesin "bu ülkenin %92'si aptaldır" sözü darbe anayasasına evet diyenler içindir.
Murathan Mungan şiirlerinin birinde "Her ömrün bir eylülü vardır" diyordu. Aynen öyledir aslında. 12 Eylül sürecini ele alırsak; muhbir vatandaş rahat rahat yaşarken, ihbar edilen işkencelerden geçiyordu. İnsan birini işkenceye gönderdiğinde gece nasıl rahat uyuyabilir ki? Yarattığı karanlıktan nasıl korkmaz?
12 Eylül'ü lanetliyoruz. Zamanında lanetlemek lazımdı. Biz iyi biliriz, biz biliriz her haftada iki kere ülkece terörü lanetlemeyi en iyi biz biliriz. Lanetlemek hiçbir zaman işe yaramamış, terörü lanetliyoruz, lanetledik terör bitti mi? Biter mi?
36 yıl önce Kenan Evren vardı. Bugün 12 eylül ruhu iktidarda tutunmaya çalışıyor, biz yine tutunamayanlar'danız. 36 yıl önce yaş büyültüp asıyorlardı, bugün 14 yaşında çocuğu vurup haklı çıkabiliyorlar. Değişen bir şey yok ama başka bir dünya mümkün...


Oysa eylül biraz Mehmet Rauf'tur.
O doğa tasvirlerini, hüzünlü sonbahar günlerini kullanarak karakterlerin iç dünyalarını, psikolojilerini okuyuculara anlattığı kitaptır, Eylül.

Biraz Cemal Süreya'dır Eylül.
eylüldü.
dalından kopan yaprakların,
sararan yanlarına yazdım adını.
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğunu.
Biraz Turgut Uyar'dır Eylül
eylül toparlandı gitti işte
ekim falan da gider bu gidişle
tarihe gömülen koca koca atlar
tarihe gömülür o kadar
Eylül'de diğer onbir ay gibidir. Gözyaşları da vardır, kahkahalar da. Unutmayın, hayat itaat değil, isyandır!

11.09.2016

⋆RED! & RedHack

RedHack ve Anonymous hakkındaki soru işaretlerini ortadan kaldıran belgeselin temelini, siber-aktivizm  ve hacktivizm konuları oluşturuyor. Bu temeli ise Anonymous'un ve RedHack'in eylemleri oluşturuyor. Belgesel'de akademisyen, hukukçu, bilişimci ve siyasetçiler hacktivizm'in etik, hukuk ve siyasetle ilişkisini inceliyor. Filmi aşağıdan izleyebilirsiniz.


Tüzüklerine göre RedHack
 Red Hack Association çesitli milliyetlerden Türkiye ve Dünya proleteryasının ve ezilen halkların teknolojik alandaki saldırı, savunma, araştırma-inceleme ve geliştirme gücüdür. R.H.A. bilişim ve iletişim sektöründe calışan işçiler veya bu dalda uzman kişilerden oluşur. R.H.A’ya rehberlik eden, ezilen sınıf ve halkların ortak ideolojisinin bu alana yansımasıyla şekillenen REDHACK felsefesidir. Bu felsefe Marksist diyalektiğin, bu alanı yorumlamasından başka bir şey değildir.


  R.H.A. 1997 Mayısında kurulmuştur. Kuruluşundaki mantık ; « Marksizm dogma değil, bir eylem kılavuzudur » kuramına dayanmaktadır. Somut koşulların somut tahlili ilkesinden yola çıkan teknoloji sektörünün bilişim ve iletişim kollarında alın teri döken yoldaşlar tarafından Türkiye’de kurulmuştur. Eylemlerine yön verecek esas merkez Türkiye olmak üzere esas görevi Türkiye Devrimci Hareketine devrimin bu alanında, yardımcı olabilmek, Türkiye ve dünya proleteryasına ve de ezilen halklara bir nebze de olsa dayanışma gösterebilmektir. Bu düşünceyle yola çıkan R.H.A, dünyaya bakış anahtarı Diyalektik Materyalizmle, başta açık ve özgür kod olmak üzere birçok teknolojik yeniliği analiz ederek, bu alandaki savaşın yönteminin adını REDHACK olarak koymuş, REDHACK sentezine varmıştır. REDHACK felsefesi ; ezenle ezilenler arasındaki savaşın, gelişen teknolojik kulvarlarda ezilenler lehine kullanmasının, geliştirilmesinin adı ve mantığıdır.

RedHack eylemleri:
2012 yılında  Ankara Emniyet Müdürlüğünün sitesini çökerterek, ihbarları da içeren çok sayıda bilgi ve belge ele geçirdi. Daha sonra  emniyet'e ait polis yurdunun sitesini hackledi. İstanbul dışında çok sayıda şehrin bulunduğu, emniyete ait 350 siteyi işe yaramaz hale getirdi.
Radikal'e yaptıkları açıklamada ise şunlar yazıyordu.
“KESK’e yönelik polis şiddetini protesto etmek ve KESK’li emekçilere destek vermek istedik. Aynı zamanda RedHack tutuklanmalarında alınanların masum olduğunu göstermek, serbest bırakılmalarını istemek amacıyla bu büyük eylemi yaptık. Eylemimizi 30 Mart 1972'de özgür bir dünya kurmak amacıyla mücadele eden ve hunharca katledilen Mahir Çayan'a ithaf ediyoruz."
Aynı yıl İç İşleri Bakanlığı'nın "http://dosya.icisleri.gov.tr/dosyalar/" adresini hackleyerek kendi mesajını yayınlayan kızıl hackerların hedefinde İdris Naim Şahin vardı. "İmamın yeşil ordusuna karşı kızıl direniş" başlıklı mesajda şunları ifade etti.
Oynama sırası sende İdris! Eğer yatlara, katlara bizim ödediğimiz vergilerle biniyorsan, bizi sevdiğini ispatlamalısın... Hadi oyna, iki takla at inanalım. Böylesi bir cuma gününde bizi kırmazsın umarız. İçişleri Bakanlığı dosya sistemindeki tüm belge ve dosyaları yedekledik. Sen suçsuz insanları RedHack diye almaya devam edersen yayınlarız. Bakalım Sen mi oynayacaksın halk mı?Göreceğiz.
Polisinden de, özel savcısından da, interpol'ün'den, MİT'ine CIA'sına kadar sinmiyoruz, korkmuyoruz!
Diğer eylemleri ise şöyle:
2012'de
⋆ İnternet servis sağlayıcılarından TTNet'in yaklaşık 2 saat süreyle internet hizmetinin aksatılması. Bunun üzerine açıklama yapan TİB saldırıyı doğruladı fakat internet kesintisi olduğuna dair haberleri yalanladı.
⋆ Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın sistemine girerek bazı TSK personelinin bilgilerinin ifşa edilmesi.TSK bu haberi daha sonra "RedHack'in ele geçirdiğini iddia ettiği belgeler, güncelliğini yitirmiş bilgileri içeren, eski tarihli ve kişisel kullanıcılar tarafından oluşturulmuş belgelerdir." şeklinde yalanlamıştır.
⋆ Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Okul sütü-Akıl küpü" adıyla başlattığı süt dağıtım projesinin ilk gününde yüzlerce ilköğretim öğrencisinin zehirlenerek hastanelere kaldırılmasını protesto amacıyla 3 sut firmasının aynı gün hacklenme eylemi.
⋆ Anneler Günü nedeniyle "kadına yönelik şiddete" dikkat çekme amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın internet sitesinin hacklenerek, ana sayfasına bildiri konulma eylemi.
⋆ Türk Hava Yolları'nın internet sitesine greve destek amacıyla bir siber saldırı gerçekleştirildi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım eylemi doğruladı fakat herhangi bir zararın meydana gelmediğini söyledi.
⋆ Dışişleri Bakanlığı’nın dosya paylaşım sitesinin hedef alınması. Saldırı sonucunda Türkiye'de çalışan pek çok yabancı diplomatın kimlik bilgilerinin Dropbox adlı site üzerinden yayınlanması.
⋆ Akıncı adlı grubun, RedHack'in eylemlerini destekleyen akademisyen ve gazetecilerin tehdit edilmesi üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün web sitesinden daha önce ele geçirdikleri 77 megabyte boyutundaki ihbarların bulunduğu txt dosyasının tamamının yayınlanması.
⋆ Cumhuriyet bayramında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ana sayfasını hackleyerek hükümete ve Fethullah Gülen cemaatine yönelik bir dizi eleştirinin yayınlanması
⋆ Kamu İhale Kurumu (KİK)'e saldırarak AKP'yi 1 kuruşa ihaleye çıkarma eylemi
⋆ Maliye Bakanlığı sitesini hackleyerek memura "temsili olarak" zam yapılması eylemi.
tarihinde pedofili (çocuk tacizcileri) yakalatma ve hesaplarını kapatma eylemi
2013'de
⋆ Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) sitesini 2. kez hacklemek ve ele geçirdiği yolsuzluk belgelerini yayınlamak.
⋆ Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkındaki belgelerin yayınlanması
⋆ Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin sitesinin hacklenmesi
⋆ İsrail gizli servisi MOSSAD'ın sitesinin Anonymous grubu işbirliğinde çökertilmesi eylemi
⋆ Aralarında üst düzey bürokratların, hâkimlerin olduğu 32 bin İsrail çalışanının isimlerinin, ev ve e-mail adreslerinin ve diğer kimlik bilgilerinin açıklanması eylemi
⋆ İstanbul Valiliği'nin Taksim'de 1 Mayıs gösterilerine izin vermemesi ve göstericilere sert müdahalesi sebebiyle İstanbul Valiliği'nin resmi sitesinin hacklenmesi ve ana sayfasına Vali Mutlu'ya protesto notu bırakılması eylemi
⋆ Hatay Reyhanlı'da yaşanan patlama sonrasında ulusal yas ilan edilmesini isteyerek Hatay Valiliğinin sitesinin çökertilmesi
⋆ Reyhanlı Patlamasıyla ilgili Askeri İstihbarat Belgelerinin yayınlanması
⋆ Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın bazı mail yazışmalarının yayınlanması
⋆ Taksim Gezi Parkı yıkımını protesto amaçlı Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü web sitesinin hacklenmesi
⋆ Taksim Gezi Parkı yıkımını protesto amaçlı "Hak yersen hack yersin" sloganıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi web sitesinin hacklenmesi
⋆ Gezi Parkı eylemlerinde milletvekillerinin duyarsızlığını gerekçe göstererek milletvekili ve eşlerinin cep ve ev telefon numaralarının yayınlaması eylemi
⋆ Gezi Parkı protestolarında polisin sert tutum göstermesi gerekçe gösterilerek İstanbul ili emniyet müdürlerinin cep telefonlarının yayınlanması eylemi
⋆ Tarım Bakanı ve iş adamları arasında yapılan toplantı kaydının yayınlanması eylemi
⋆ İstanbul İl Özel İdaresi'nin web sayfasının hacklenmesi ve kullanıcı bilgilerinin twitter'da yayınlanarak sistemde takipçileriyle birlikte değişiklikler yapılması eylemi
⋆ Sivas İl Özel İdaresi'nin Sivas Katliamını anmak maksadıyla web sayfasının hacklenmesi ve erişimin tamamen kapatılması.
⋆ Diyanet İşleri Başkanlığının web sayfasının hacklenmesi ve kullanıcı bilgilerinin twitter'da yayınlanarak sistemde takipçileriyle birlikte değisiklik yapılması eylemi
⋆ ASKİ Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin hacklenmesi ve kullanıcı bilgilerinin twitter'da yayınlanarak sistemde takipçileriyle birlikte değişiklikler yapılması eylemi.
⋆ Türkiye Kamu İşletmeleri Birliği web sitesinin hacklenmesi ve bayram mesajı bırakılması eylemi.
2014'de
⋆ Türkiye Büyük Millet Meclisinin web sitesinin hacklenmesi eylemi.
2016'da
⋆ Çanakkale Belediyesi'nin SMS sistemi hacklendi.

RedHack hakkında merak edilenler
SORU: Devlet tarafindan Yakalanmaktan korkmuyormusunuz?

CEVAP: Yaptigimiz i$in bilincindeyiz. Devletten korkmadigimiz gibi yakalanmaktanda korkmayiz. Bu devlet ne Turk halkinin ne Kurt halkinin nede ba$ka bir halkin devletidir. Zenginlerin cikarlarini gozeten adaletsizliklerin uzerine oturmu$ bir devletir ve bu devletin bizim devletimiz olmadigi aciktir. Ve biz onlara kar$i, bu adaletsizlikleri bitirmek icin her platformda mucadele etmekteyizsava$maktayiz.. Onlarda, hukumlerinin surmesi icin her platformda bizlere, ezilen halklara acimasizca saldirmaktadirlar.

Kaynak: Vikipedia, Radikal

Etiketler

¡Ay Carmela #İsyan 11.07.1995 12 Eylül 1828 Aydın İhtilali 19 Ocak 2015 Seçimleri 21 İzmir Kitap Fuarı 23 Nisan 34.Oto Sanayi 9 Eylül Açık Kaynak Kodlu İşletim Sistemleri Animasyon Arena Aslan Nihat Bey Ataol Behramoğlu Atça Atçalı Kel Mehmet Baba Hakkı Baba Zula Balkanlar Balkanlardaki Türk Soykırımı Bandista Bandista Konseri Barış Belgesel Benlik Berkin Elvan Beşiktaş Beton Millet Sakarya Bilgisayar Blog Önerileri Blog yazarlarından öyküler. Blog yazmak hakkında Bulutsuzluk Özlemi copyleft music Cumartesi Anneleri Cumhuriyet Bayramı Nedir? Cumhuriyet Nedir? Çalışma hayatı Çapulcu Çocuk Bayramı Darağacı Deli Delilik Delilik Üzerine Deneme Devrim Direniş Dizi Dolores İbarruri Duyuru Dünya Dünya Barış Günü Dünyalı Dünyalılar Earthlings Edebiyat Eğitim Empati Emperyalizm Nedir? Emre Genç Engel Engelliler Engels Engelsizmir Ermenek Etkinlik Eylül Fenerbahçe Fikret Arıca Film Futbolcu Galatasaray Gazetelerde Gezi Gladyatör Gunsmithcat Gündoğdu Meydanı Halkın Kurtuluşu Hayal ürünü Hayyam'dan Dörtlükler Haziran Haziran Direnişinin Çizgi Romanı Hikmet Kıvılcımlı Hrant Dink İleri Demokrasi İnsanlar insanlık sevgisi İranlı Karikatürist İsyan İtaat Etme İzmir İzmir'de Yaşam İzmir'in Kurtuluşu John Oldman Kapitalizm Karikatürler Katliam Kaybedenler Kulübü Kazalar ve Türkiye KHK Kırımlı Kısa Film Kişisel blog yazmak Kitap Komünist Parti Konak Belediyesi Korku Kölelik Kültür soykırımı Küreselleşme Küreselleşmeyi Anlama Kılavuzu Laiklik Lefter Küçükandonyanis Linux Luis Qiles Maden Kazası Man from earth MAna Neyestani Marx Meslek Metin Kurt Metin Oktay Meydan Okuma Milliyetçilik Mim Modern Kültür Muhafazakar Muhalif Başkan Müsait Müzik Nasıl Olmalı Nasıl Yaşamalıyız Nazım Hikmet Kültür Merkezi İzmir Neden blog Neden blog yazılır Neden blog yazmaya başladım Neden Linux kullanmalıyım NHKM No Pasaran Orhan Aydın Osmanlıca Oto-sansür Ölme Hürriyeti Ömer Hayyam Öykü Özgür Ruh Özgür yazılım Özgürlük Özgürlük Nedir? Paket Pomak Prostest Müzik Red! Red! belgeseli RedHack Saltanat Nedir? Sanat Sansür Savaş Savaşsız Kavgasız Yaşamak Seçimler sevgi Seyahat SGDF Sinir olduklarım Sistem Siyaset Soma Soykırım Spor Srebrenitsa Suruç Şairlerimizden Nazım Şiirleri Şiir tanrı intihar etmeli Tarih TDK Teknoloji Tembellik Hakkı Toplumsal Özgürlük Torba yasa Tüketim Türkiye Türkiye'de yaşamak Umut Umutsuzluk Ütopya Vasil Bikov Vatan Partisi Yasak Yaşam yaşam sevgisi Yeni Türkiye Yenileceksiniz Bay Faşist Yetenek

Takip et

Email adresi ile takip et:

Delivered by FeedBurner

blog sözlük

İzleyiciler

Rastgele Yazılar

Google+ da takip et!

Çok Okunanlar

Son Yorumlar

Blog Listem

Blogger tarafından desteklenmektedir.